- Katılım
- 10 Ocak 2017
- Mesajlar
- 474
- Reaksiyon puanı
- 259
- Puanları
- 115
- Yaş
- 56
Ömrün Uzunluğu ile Gençlik Dinçlik Ters Orantilidir
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.
(Kar©glanin 16 Ekim 2017 Vaazi)
الْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَى أَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَا أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ وَلَوْ نَشَاء لَطَمَسْنَا عَلَى أَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَأَنَّى يُبْصِرُونَ وَلَوْ نَشَاء لَمَسَخْنَاهُمْ عَلَى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ وَمَنْ نُعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِ أَفَلَا يَعْقِلُونَ وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا يَنبَغِي لَهُ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْآنٌ مُّبِينٌ لِيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِرِينَ أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّا خَلَقْنَا لَهُمْ مِمَّا عَمِلَتْ أَيْدِينَا أَنْعَامًا فَهُمْ لَهَا مَالِكُونَ وَذَلَّلْنَاهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ وَلَهُمْ فِيهَا مَنَافِعُ وَمَشَارِبُ أَفَلَا يَشْكُرُونَ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
El yevme nahtimu alâ efvâhihim ve tukellimunâ eydîhim ve teşhedu erculuhum bimâ kânû yeksibûn.Ve lev neşâu le tamesnâ alâ a’yunihim festebekûs sırâta fe ennâ yubsırûn.Ve lev neşâu le mesahnâhum alâ mekânetihim fe mâstetâû mudiyyen ve lâ yerciûn.Ve men nuammirhu nunekkishu fîl halk(halkı), e fe lâ ya’kılûn. e mâ allemnâhuş şi’re ve mâ yenbagî lehu, in huve illâ zikrun ve kur’ânun mubîn. Li yunzira men kâne hayyen ve yehıkkal kavlu alâl kâfirîn. E ve lem yerav ennâ halaknâ lehum mimmâ amilet eydînâ en’âmen fe hum lehâ mâlikûn. Ve zellelnâhâ lehum fe minhâ rakûbuhum ve minhâ ye’kulûn. Ve lehum fîhâ menâfiu ve meşâribu, e fe lâ yeşkurûn.
Meali :
O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder. Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de O zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlar, ama nasıl göreceklerdi? Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi. Ve kimin ömrünü uzatırsak, onun yaratılışını tersine çeviririz (kuvvetini gideririz). Hâlâ akıl etmezler mi? Biz, o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu, ona yakışmaz da O (O’na indirilen), sadece zikir ve apaçık Kur’ân’dır. Diri olanları uyarsın ve kafirlerin istediği azab tahakkuk etsin diye Kur’an’ı indirdik. Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar. Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler. Ve onlarda, kendileri için (birçok) menfaatler (yararlar) ve içecek şeyler (süt) vardır. Hâlâ şükretmezler mi?
Sadakallahul Aziym YASİN Suresi 65. ayetten 73. ayete kadar 73 dahil
---oOo---
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
Beş şey gelmeden evvel beş şeyi fırsat bil:
1. Ölüm gelmeden önce hayatının,
2. Hastalık gelmeden önce sağlığının,
3. Meşguliyet gelip çatmadan önce boş vaktinin,
4. İhtiyarlık gelmeden önce gençliğinin,
5. Fakirlik gelmeden önce zenginliğinin
( Hadis-i Şerif , Hâkim'in Müstedrelö, Ahmed bin HanbeTin Zühdü, Ebû NuaynTın Haşinden)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
Allahü Teâlâ'nın tevbe eden gençten ziyâde sevdiği, günaha devam eden ihtiyardan da ziyâde buğzettiği hiç bir şey yoktur.
( Hadis-i Şerif , Kenzül-İrfan 196)
"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
Yolculugumuza başliyoruz :
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
Tekbiri, tahmidi, tesbihi ve tehlili sebebiyle müslüman olarak ihtiyarlayan bir müminden daha efdal kimse yoktur.
(Tekbir Allahü ekber, tahmid Elhamdülillah, tesbih Sübhanallah, tehlil ise la ilahe illallah, demektir.)
( Hadis-i Şerif , İ.Ahmed Müsned)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
Ağaran kılları koparmayın! Çünkü bir kimsenin müslüman olarak ağaran her kılı, Kıyamette kendisi için bir nur olur. O kıl sebebiyle, bir günahı affolur, bir sevap yazılır.
( Hadis-i Şerif , Tirmizî)
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular
Beyazlaşmış kılları koparmayın! O, müslümanın nurudur.
( Hadis-i Şerif , Tirmizî)
Uzadikca Zayiflayan kisaldikca güclenen ne vardir, hani kavak dikersin, boyu uzun olsun diye yelersinki, daha uzun olsun, ve fakat o dikine uzandikca güclüdür, amma isde onu kesipde tahta yada sirik veya kiriş olarak kullaninca, o uzunlgu sebebi ile belli süreden sonra, iki ucuda bir yere dayansa bile, bel verir, yahut bir ucu dayaniyorsa, diger ucu sarkar, amma işde birde sögüt agaci vardir, onunda daha geniş ve kalin olmasi icin, üstünden kabaklanirki, yani enine genişlesin diye işde, ve bazi insanlarda böyledir, bazilari enine geniş, ve bazilari ise boyuna uzun, ve ömürde böyledir işde, Yasin suresinde gecen, o ayette gectigi gibi, Allahu Teala Buyuruyorki, birinin ömrünü uzatirsak onun gücünü tersine ceviririz, yani ihtiyarlikda cocuk gibi olur, yaşlandikca cocuklaşan insanlik, cocuk nasil bakima gözetime ihtiyaci varsa, ihtiyarlayincada yaşlilarinda öyle ihtiyaci var.
Hz. Mehdi (as) geniş vücutludur
"İri gövdeli, Karnı büyük, iki uyluk arası açık,O (Hz. Mehdi (as))… heybetli bir şahıstır. Hz. Mehdi (as)'ın boyu, posu sanki Ben-i İsrail ricalindedir.
(Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)
Hz. mehdi (as)'in) işaretlerinden biri de günlerin ve gecelerin geçmesi ile yaşlanmamasidir. (Muntekab-ül Esar, Lütfullah Gülpaygani, s. 285)
الْحَيُّ الْقَيُّومُ
"Hayyul Kayyûm" esmasinin fazileti işde bundandir, ve öyleki! biz Raşidi zikir evradimizda, Hem Ayetel kürsi okuruz, o iki esmanin icinde ge
gi ayetleri, hemde ayrica 10 defa "Ya Hayyul Kayyum " zikiri cekeriz, ve yine“Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr”
(10 Defa) Zikrederiz yani
Havas alimleri demişki : genc kalmanin sirri "Hayyul Kayyum " zikirindedir. Biz cekdigimiz zikiride, tarikimize girenlerinde cekmesini istiyoruz, öyle olunca, bizim ve askerlerimizinde "Hayyul Kayyum " zikirinden nasibi olsunki, yani genc ve diri görünsünler.
si yerine "Efrig"
Mace, "Cenaiz", 58 )
enm ehline gelince, kötü amel işleyenlerde, kötü bir halde cezaya müstehak olurlar, ve öyleki mesala, ona buna domuzluk, kötükük edip, hainlik düşünenler, domuz olarak halkolur, artik mümin bir bedenede yol alamazlar, cünkü mümin ve müslüman olanlara domuz haram,
m kalmadi, ekmek yiyecem karnim ac, ve firinin camini kirip ekmek calabilirimde, amma ben öyle bir kimse degilsem derim ki : "acim bana bir ekmek verirmisin? " ekmekci amcaya söylerim ,ve gönlü ile vermesinide saglayabilirim, veya dilenir, iki kuruş alir, ve ona ekmek alirim, yani secenekler var, iyi yada kötü bir ahlak herzamen mevcut, hatta daha daha iyi bir hal, veyae daha daha kötü seceneklerde var ve mevcut, öyle olunca, ben kötü bir fiili yapinca, benim cibilliyatim o an, o kötü ahlaki yapan hayvanin sifatina düşmekde, iyi işleri yapincada, bu sefer yükselip iyi bir sifat kazanmakda, ulvi bir sifati kazanmakda, bu taa meleklige kadar giden bir yükselme, öyle olunca, her insanin yaninda her cibilliyattan bir tane mevcut, ister iyi sifat ve fiiili işlesin, isterde kötü ve süfli alcak bir sifata düşsün, öyle olunca, bunlarda her insanin her cibilliyattan bir sifati oldugunu gösterir, şeytan dediki : egilmeyecegini secde etmeyecegini, öylemi dedi Allah onu Hz. Davud un eline demir olarak verdi, bu kadar cok sert oldugunu iddia ediyor, al onu ISIT ve eg bük bakalim bu sefer ne diyecek dedi, ve davud elinde demiri ateşleyip demircilik edip, egdi bükdü, onunda egilen bir cibiliyatida oldu, halbuku demir egilmez bükülmez, mesala taaa bir sögüt agaci gibi kalin bir demir parcasini egmek mümkin olmayabilir, amma mesala inşaat teli gibi ince bir demir egilir bükülür, ve insanlara hizmet edip işe yarar, Allah, şeytani işe yaramaz birşey olarak halketmedi, o dahi tabiatina uygun olarak, insan hizmet etmeye devam ediyor. nitekim Hz. Süleyman onu mescidi Aksa nin yapimindada hizmetli amele olarak kullandi, yani sanma kötü dedigin hepden iskarca ve işe yaramaz, bugün en işe yaramaz dediklerin bile atilmayip, yeni hale dönüştürülüyorsa, o zaman işde domuzun dilini bile israf ettirmeyen Allah, sanma seni kötü ve karnlik olarak halketti, sen herkese kötülük yapip hayat bulcan amma, seninde iyi bir tarafin var,"Yilanin zehrinde Derman yaratan" Allahi unutma, kötülerin başi, şeytan bile işe yariyorsa, senin işe yarayacagin bir yer, illa vardir, senin de tutulcak bir kulpun illa vardir, ey insanoglu! sen o kulp, kopmaz kulpa yapiş, ve hakka ve cennete ulaş, ve Allahin affetmeyecegi günahlardan "şirk "vardir, şirk dişinda herşeyi affedeer diye biliyoruz, öyleyse Rabbimiz öyle dedi
ddet gidip "HIRA" dagina cikarmiş, ve cikişlarinin birinde işde Cebrail ile vahiy gelip, peygamber oldugu bildirlir, yani keci olmadan, peygamber olmak yok demekki, öyl olunca, bizler müslümanlarda en azindan, onun sünnetine ittiba icin, en az ömürde bir yapilan hac seyatinde, işde turu düzenliyen, eger organize ederse, veya biz kendimiz bilip de kendimiz gidersek, işde sünnet olarak HIRA ya cikariz, yine Meke den Medine ye kacarken saklandigi "SEVR" Dagina cikariz, yani müminin, ömründe en az iki tane kecisi olur demek olur, ve birde" Arafat" Daginda da vakfe var farz olan, birde adem kecisi olur, eee ettimi üc keci cibilliyati, yani her müslüman hem Ademin evladi, hemde müslümansa Muhammed ümmeti, ve birde düşmanlarinda ka


